Abdullah Kiğılı

Abdullah KİĞILI, giyim sektöründe tanınan, hatta spor dünyasındaki yöneticilik pozisyonlarıyla tanınan bir isim. “20 Nisan 1943’te bugün Malatya devlet dairemizin bulunduğu apartmanda doğdum. Babam Malatya’da tekstilciydi. Amcam Mehmet Kiğılı Malatya Yeni Camii’nin karşı köşesindeydi. Han Şirketi İçerisinde kumaş dükkanı var Babam 1952 yılında ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti. Mesleğe Sultanhamam’da başladı ben İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra bu dükkanda çalışmaya başladım 1961.Geçmişe Bakmak zaman, 50” Uzun yıllar kumaşlarla karışık bir hayat yaşadığımı söyleyebilirim. İlk hazır giyim mağazamızı 1969 yılında İstiklal Caddesi’nde açtık. Babamdan bir mağaza ve 4 çalışan devraldım. Bugün 203 mağazamız ve 2000’in üzerinde çalışanımız var. “

Abdullah KİĞILI

İş hayatınıza başladığınızdaki hedeflerinize ulaştınız mı?

“Hedeflerimizi çok aştık. Kumaşlarla uğraşan muhafazakar bir ailenin çocuğuyum. Kumaş işiyle uğraşıyoruz. O zamanlar herkesin evinde bir singer makine vardı. Herkes kendi kıyafetlerini hazırlıyor. Erkekler ise, tüccar terzilerine ısmarlama takım elbise veya ceket ve pantolon diktirdi. 1970’lerden sonra hazır giyim sektörü şekillenmeye başladı. Zamanla, hazır giyimin daha iyi bir yazı haline geldiğini gördüm. Kumaş işinin küçüleceğini, hazır giyimin büyüyeceğini anlayınca hazır giyim işine gömlekle girdim. Sonra pantolon, takım elbise, mont işine başladım. 1980 yılında Kiğılı’nda konfeksiyon fabrikasını kurduk. Bu işi Almanya’dan eğitmenler getirerek çözdük. Önce Almanya gibi ülkeler için taahhüt işleri yapmaya başladık. Daha sonra kendi üretimimize başladık. O günlerden bugüne geldik. Şu anda yurt içinde bir de yurt dışında 17 Kiğılı mağazamız var.”

Bildiğiniz gibi İstanbul’da Malatyalıların çoğu tekstil sektöründe çalışıyor. Malatyalılar işinizin büyümesine katkı sağlıyor mu?

“Bunun benim satış ve ticaretimle alakası yok ama Malatyalıların hala sahada söz sahibi olmalarına sevindim. Örneğin LCW’nin sahibi, sektörde 1 numara olan Vahap Küçük Malatya’dan geliyor. Meslektaşımın Malatyalı olması beni mutlu ediyor. Birbirimize yardım etmeye çalışıyoruz. İster Malatyalı, ister başka memleketli tüm gençlere tecrübelerimizi aktarmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Benim neslim eksik nesildir. Genç neslin bu zorluklarla karşılaşmaması için elimizden geleni yapıyoruz. Bilgilerimizi onlara aktarmak için çok çalışıyoruz.”

Günümüzün önemli konularından biri de dünyadaki ekonomik kriz. Siz dünya ekonomisindeki Türkiye’nin ye rin nasıl görüyorsunuz?

“Biliyorsunuz şu anda Avrupa’nın yaşadığı krizi biz 2001 yılında yaşadık. 19 Şubat 2001’de sadece finans sektörü 40 milyar dolar civarında bir kaybı olmuştu. Diğer tüm sektörler büyük kayıplar yaşadı. Hamdolsun mille timizin basireti ve idarecilerimizin işbilirliği sayesinde krizi atlattık. Bugünlere gelebildik. Bugün Avrupa Birliği çöküyor. Komşumuz Yunanistan’ın bu krizden çıkmasının mümkün olmadığı söyleniyor. Bu krizde Avrupa’nın ayakta kalan tek üyesi Almanya’dır. Biz çok şükür krizleri atlattık, kriz yönetimini de öğrendik. Bundan sonra Türkiye krize girer mi, derseniz. Kesinlikle girmez diye düşünüyorum. Bulunduğumuz coğrafi konum itibariyle de geleceğimizin çok parlak olduğunu ve komşularımızla iyi ilişkiler içinde olduğumuzu düşünüyorum.”

2001 krizinde Abdullah Kiğılı ne şekilde etkilendi?

“Bizim şirket olarak krizi atlamamız biraz daha kolay oldu. Borçlanarak büyümeyi sevmeyen ve ortağı olma yan biriyim. Krizin yaşandığı vakitlerde 15 mağazamız 217 de çalışanımız vardı. O dönemde borcumuz yoktu, elimizde bayağı bir mal vardı. İşler baş aşağı gidiyordu ama yine de hiçbir çalışanımızı işten çıkarmadık. Benim prensiplerim arasında krediyle büyümek yoktur. Ayrıca devletle iş yapmayı sevmem. Kendi işimden başka bir işe girmem. Ortakla iş yapmayı sevmem.”

Bundan sonra Türkiye krize girmez, derken neleri göz önünde bulundurarak bu kanıya vardınız?

“Sistemi doğru yönetirseniz ve bunlardan ders alırsanız, krize girmezsiniz. Şu anda cari açık sıkıntısı ortaya çıktı. Bu yönetim de buna göre tedbirler almaya başladı. Yurt dışından gelen mallara yeni gümrük vergileri geldi. Böylece dışarıdan gelen malın fiyat artışı söz konusu olacak. Bu da içe dönük yatırımların artmasını beraberinde getirecek. Bizim bir sloganımız var, ‘Doğru ürünü, doğru zamanda, doğru fiyata satıyoruz. Bugün giyim sanayi inde fiyatlar bu kadar uygun gidiyorsa, bunda Kiğılının etkisi vardır.

Erkek giyimi ile ilgili ilginç bir detay verebilir misiniz?

“Türkiye’de aile bireyleri içinde giyimini en son düşü nen kişi erkektir. Erkeğin kendine harcayacak parası yok tur. Eşine ve çocuklarına harcamaktan çekinmezken, kendisine aldığı bir şeyi kırk kere düşünür, öyle alır. Eskiden özellikle erkeklerde siyah renk pek tutulmazdı. Şimdi ise bizim satışımızın yarısı siyah üzerinedir. Türkiye’de gittiğiniz davetlere veya toplantılara dikkatle bakarsanız, er keklerin büyük çoğunluğu siyah giyer. Ben kumaşçılık yaptığım dönemleri hatırlıyorum. O zamanlarda siyah kumaşı sadece düğünlerde veya yılbaşlarında satardık.”

Gençlere Tavsiyeleri

Dürüstlükten kesinlikle vazgeçmeden, ahlâklı ve adil olmayı her şeyin üzerinde tutmalılar. Bir insan ne kadar ahlâklı ve dürüst ise, yanında çalıştırdığı insanların hakkını yemiyorsa, kul hakkına riayet ediyorsa iş hayatında da özel hayatında da sevilen, başarılı biri olur. İş hayatında marka olabilmek için benim bir reçetem var:

  1. Odaklanmak
  2. Etik değerlere sahip çıkmak
  3. Sabırlı olmak
  4. Değişime ayak uydurmak
  5. Müşteriyi merkeze koymak
  6. Nakdi iyi yönetmek
  7. İnsana yatırım yapmak

Abdullah Kiğılı’ya göre başarının reçetesi:

Moralinizi Hep Yüksek Tutun. Motivasyona önem verin. Hata yapmaktan korkmayın! Ama hatadan ders alın…

Hayal gücünüzün hantallaşmasına müsaade etmeyin! Heyecanınızı yitirmeyin.

Çok çalışın ama asla ‘sosyal hayatın’ dışında kalmayın! sözü vermeyin!

Tutamayacağınız Bardağın dolu tarafını görerek, yeni iş imkânları ya ratın! Cesur olup, risk alın!

Adaletli olun!

Ben kendisinin hayat hikayesini bir videoda dinlemiş ve çok etkilenmiştim. Başarı veya hayat hikayeleri, hatta bazen başarısızlık hikayeleri dinlerim ve çok faydalı olur benim için. Yaşanmışlıklardan tecrübe edinmek kadar güzel bir şey yok.

Enes Polat

Hayatın yerden yere vurduğu gençler arasında kaldım ve o darbelere yenilmek yerine ders çıkartıp yoluma devam etmeyi tercih ediyorum. İnancım beni yükseltecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.