Başarılı Olmanın Formülü

Başarılı Olmanın Formülü

Başarmak hepimize aileden başlayarak okul hayatında devam eden baskı birçoğumuz için. Çünkü öyle olmasaydı ülkemizde insanlığa hizmet eden projeler, teknolojiyi değiştiren devrimler, daha önce yazılmamış kitaplar, dünyaca izlenen filmler ve daha fazlasını üretiyor olurduk. 

Ancak toplum ve sistem tarafından beynimize kodlanan başarı herkesten daha yüksek not almak, akademik başarı elde etmek, derslerden geçmek ve sigortalı çalışan olmak. Eğer sınavlarda veya okulda başarılı olmak istiyorsan ve bu yazıyı o yüzden okumaya başladıysan üzülerek söylüyorum ki sana faydalı olamayacağım. 🙁

Ama eğer bir tutkun varsa, hayatının kıymetini biliyorsan, amacın dünyayı değiştirmek, insanları değiştirmek veya başka hayatlara dokunmak ve yaşamı değiştirmekse, tutkunun peşinden gitmek istiyorsan başarman için yardımcı olacak bir konudan bahsetmem işine yarayabilir 🙂

Bazı insanlar başarıya takıntılıdır. Yani yaptığı işi gerçekten faydalı olmak veya istedikleri için değil başarmış olmak için yapmak isterler. Bunun bence asıl sebebi toplum olarak eğitim sisteminde sanki bir at yarışındaymışız gibi eğitilmiş olmamız. 

Hangimiz komşunun yüksek puan alan çocuklarıyla karşılaştırılmadık ki? Veya hangi öğretmen ‘Sizin bu yapamadığınız problemi alt sınıftan bilmem ne bile yapar ’ dedikten sonra o kişiyi çağırtıp soruyu çözdürtmemiştir?

Geçenlerde bir şiire denk geldim:

En iyi problem çözeni doktor yaptık

İçinde insan sevgisi var mı diye bakmadık

En iyi ezber yapanı hukukçu yaptık

Kalbinde adalet duygusu var mı diye sormadık

En iyi matematik bileni mühendis yaptık

Kul hakkından korkanını bulmadık

İşte bu yüzden;

Merhametli pek çok çocuk problem çözemediği için;

Adil pek çok çocuk ezber yapamadığı için;

Namuslu pek çok çocuk sınavda hata yaptığı için;

Doktor,hukukçu,mühendis olamadı

Paran kadar sağlık varsa,

Adamına göre hukuk varsa,

Çöküyorsa en yeni binalar…

İşte bu yüzden! ..

İşte bu yüzden! …

Yani birçok genç demiyorum yüzlerce yıl boyunca nesiller ilgi alanı olmayan şeyi yaptırılmaya zorlandı, gereksiz ve hayatın hiçbir yerinde kullanmayacağı bilgileri ezberleterek cahil bırakıldı ve senelerce oyalandı. Bu durum günümüzde tüm dünyada geçerli ve milyonlarca genç ne yaptığını bilmez halde ömrünün en değerli zamanını farkında olmadan boşa harcıyor. Ve maalesef bazı çıkmaza girenler ise Enes Kara kardeşimiz gibi intihar ediyor. 

Gençlerin geleceği, gezegenimizin sorunlarını düşünmesi lazım, işsiz kalma korkusunu değil. Gençlerin muasır medeniyet olma yolunda ne yapmalıyız demesi lazım, derslerden geçmek için puan toplamamalı. Birbirleriyle yarışmamalı, birlik ve beraberlik içerisinde sorunlarla savaşmalı. Gençlerimiz gündemi değil geleceği, fikirleri konuşmalı. 

Bu yüzden yapman gereken ilk şey kendi yolunu çizmek olmalı. Demelisin ki ben dünyayı yıldızlar arasında seyahat ettirecek teknolojiler geliştireceğim. Demelisin ki ben dünyaca dinlenen bir star olmak istiyorum. Demelisin ki ben hastalıkları keşfeden ve insana gerek kalmadan tedavi eden teknolojiler geliştirmek istiyorum. Demelisin ki ben öldükten sonra ismimi söyletmek, unutulmamak, gelecek nesillere faydalı olmak istiyorum. 

Yani amacın emekli olana kadar ev veya araba kredisi ödemek olmamalı. Daha lüks telefon kullanmak ve sürekli borca girip satın almak olmamalı. Sevdiğim bir sanatçının şarkı sözünü eklemek istiyorum:

Okuyup adam ol ve sonra para bul

Girip de bi’ işe çalışıp bi’ eve, araca, irice memeli, ip ince bi’ belli pilice sahiplik edince evlen, üre ve evinin girişe kilim at

Minicik bi’ piçe yetişti prima netice finishe yaklaş, aşırı klişe.

Aslında çoğumuz farkında olmasak bile birer piyon gibi sistemde kendimize bir yer buluyoruz ve yeteri kadar paramız olmadığı için fare yarışından çıkamıyoruz. Ve bir hayat boyunca farkında olmasak da kendimiz için değil şirketler veya hükümetler için çalışıyoruz. 

Bu yüzden kendine bir yol çizmekten başlamak gerekli ve çok önemli. Örneğin büyükten başlayarak küçüğe doğru hedefler belirleyebilirsin. 

Mesela ben dünyaya teknoloji satan bir marka yaratmak istiyorum. Bu en büyük hedefim. Ancak bu konu hakkında hiçbir bilgim ve birikimim yok. O halde önümüzdeki bir sene içerisinde hem işe gidip geleceğim ve birikim yapacağım, hem de ilk adım olarak yazılım öğreneceğim. Ama bir plana ihtiyacım var kuru kuruya yazılım öğrenmek bir işe yaramaz. Aklımda bir akıllı masa fikri var. Bu masa bilisayar ve telefonları kablosuz bir şekilde şarj ediyor ve kendi ekranına ve ses sistemine hatta yapay zeka işletim sistemine sahip. Bunun için java python gibi birkaç programlama dilini öğrenmeliyim. 

Bu bir sene içerisinde hem programlama öğrenip hem para biriktirip hem de masanın projesinin çizmeliyim. Bir senenin sonunda öğrendiğim yazılım bilgisi v biriktirdiğim para ile prototipi hazırladım ve yatırımcı aramaya başladım. Bulursam güzel hemen şirket kurup üretime başlarız. Ama bulamasam bile işimden ayrılabilirim çünkü bir sene içerisinde yeni bir meslek edindim. Yazılım konusunda hem kendimi geliştirebileceğim hem de para kazanabileceğim projeler yapabilirim. 

Bu sayede kendi işimden para kazanabilecek duruma geleceğim ve şirket kurup marka olma yolunda ilerleyeceğim. 

Bu sadece bir örnek. Sende aynı şekilde ilk önce bütün bu hayatını, ömrünü neye harcaman gerektiğini belirlemelisin. İşe hedef koyarak başlamalısın çünkü rotasız bir geminin nereye gittiğinin bir önemi yoktur. 

Artık hedefini biliyorsun. Şimdi sıra bugünden başlayarak geleceğe doğru küçük hedefler ve planlar belirlemek. Ne yapacağını bilmelisin ve her ne kadar ilerleyen zamanlarda şartlara göre bu planlar değişse de disiplinli bir şekilde çalışmak için bu planlara ihtiyacın var. 

Şahsen ben bunu zamanında yaşayarak tecrübe ettim. Üniversite zamanımda arkadaşımla birlikte bir websitesi açmaya karar vermiştik ve yapılması gereken birçok iş, araştırılması gereken birçok şey vardı. Ancak ilk başlarda çalışmak için masaya oturduğum zaman yapılacak birçok şeyin olduğunu bilemem rağmen sanki çalışacak iş bulamıyormuş gibi, yapacak bir şey yokmuş gibi hissediyordum. Aynı zamanda bir programım olmadığı için o gün neyi bitireceğime karar veremiyor, dikkatim dağılıyordu. Ancak plan yapmanın gerekliliğini fark ettim ve önceden çalışma planı hazırladığımda ve buna uymaya başladığımda ise işler değişti. Sanki sihirli bir el dokunmuştu ve işler kendi kendine ilerliyordu. 

Çünkü masa başına geçtiğimde o gün ne yapmam gerektiği belliydi ve bir hedefim vardı ve o hedefe ulaştığımda başarmanın hissine kapılıyordum. En önemlisi ise masa başına geçtiğimde nereden başlasam diye düşünüp hem zamanımı harcamıyor hemde enerjimi tüketmiyorum.

Senin de başına gelmiştir muhtemelen, ders çalışmak için alırsın yığınla kitabı önüne ama daha önceden program yapmadığın için yani neye çalışacağını bilmediğin için uzunca bir süre buna karar vermeye çalışırsın ve ders çalışmaya pek fazla enerji ve isteğin kalmaz. 

O yüzden o çalışma masasına geçtiğin zaman tek yapman gereken şey programına uymak olsun. Zihnini başka herhangi bir şey için yorma ve dağıtma. Programı oluşturmak için başka bir zamanı ayrıca ayarlamalısın. 

Yazının devamında disiplinden ve çalışma ortamından bahsedeceğim. Bu bölüm şimdilik bu kadar. Kendine iyi bak. Güç seninle olsun 🙂 

Enes Polat

Hayatın yerden yere vurduğu gençler arasında kaldım ve o darbelere yenilmek yerine ders çıkartıp yoluma devam etmeyi tercih ediyorum. İnancım beni yükseltecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.