Parantez İçi Bölüm-7

Neden Kitap Okumalıyız?

Kitap okumak çoğu insanın hiç hoşlanmadığı ama bazı insanlarında severek yaptığı bir aktivitedir. Kitap insanın en iyi arkadaşıdır. Onunla vakit geçirdiğinizde asla bir şey kaybetmezsiniz. Normal insanlarla boşa vakit geçirdiğinizde zaman ve paranız gider ama kitaplarda böyle bir şey mümkün değildir. Arkadaşlarınızla sürekli ve her zaman buluşup vakit öldürürsünüz ama kitaplar sizden aldığı zamanı bilgi ve gelişim olarak geri verir.

Yanlış anlaşılmasın ‘Hiç sosyalleşmeyin.’ demiyorum. Tabii ki insan olarak iletişim kuralım, kafelere, gezmelere gidelim. Buradaki en kritik nokta alışkanlık edinmektir.

Şimdi elimizde bir terazi olsun. Bir kefesinde kitaplar, diğer kefesinde boş ve kötü alışkanlıklarımız olsun. Siz hangisine baskı yaparsanız o kefe ağırlaşacaktır. Hayatınızı ağır kefeye göze dizayn etmiş olacaksınız.

Dünyadaki en büyük servet, en önemli şey artık aklımızın alabileceği en değerli olarak niteleyecebileceğimiz şey, zamandır. Zamanı ne kadar etkili kullanırsak hayattaki başarı oranımız, hayallerimize olan yolculuğumuz bir o kadar güçlenir ve hızlanır.

Bizler değerli zamanımızı kitap okuyarak geçirmezsek başaramayız. İnsanlarla dirsek dirseğe, kol kola, sürekli birilerinin peşinde yürüyerek, alkol, sigara artık aklınıza ne kadar boş bağımlılık ve aktivite geliyorsa, bunlarla zamanımızı geçirirsek ne bu dünyaya bir iz bırakırız, ne de hayallerimiz gerçek olur.

Neden kitap okumalıyız?

Gelişmiş ülkelere baktığımızda kitap okuma oranlarının hep fazla olduğunu görüyoruz. Geri kalmış ülkelerde ise tam tersi. Peki bu gelişmiş ülkeler bu kitaplardan ne buluyor. Karton bir kapak, hamur kağıt ve mürekkep dışında ne var bu kitaplarda, onları özel kılan şey nedir?

Bir kitap okuduğumuzda yazarın zihnine gireriz. Onun geçmiş hayatını, tecrübelerini, hayal dünyasını görürüz. Biliyorum kulağa çok basit bir şey gibi geliyor ama bu çok özel ve çoğu insanın bilmediği bir özellik. ‘Başka bir insanın zihnine girmek.’

İnsanlarla zihin okuma diye bir yetenek yoktur. Ama kitaplar bize bu yeteneği az da olsa verir. Peki ne yapacağız bu yetenekle? Öncelikle şunu anlamamız gerekiyor. Dünyada, hayatta kalmak için bazı tecrübelere ihtiyacımız vardır. Bunları edinmek için birkaç yol vardır. En önemlisi yaparak ve yaşayarak öğrenmektir. Hayatımızda bir hata yaptığımızda, onu bir daha tekrarlamayız, hele ki ceza almışsak. Çünkü dersimizi almışızdır ve bir daha yaparsak o hatayı, tekrar ceza alırız, ya da paraya, zamana mal olur. Sonuç olarak o yaptığımız aktiviteden zararlı çıkmışızdır ve sürecin sonunda öğrenerek o hareketi yapmayız.

İkinci bir yol ise okumaktır. Daha önce dedim ya, ‘Başka bir insanın zihnine girmek.’ Yazarın yazdığı kitaplardaki olayları, durumları özümseyerek beynimizin içine entegre ederiz. Yani bunu bunu yaparsam başıma şu ve bu gelecek tarzında. Tabii çoğu zaman bunu fark etmeyiz. İstemsiz bir şekilde öğreniriz. İstemli olarak öğrendiklerimiz de vardır, bunlardan ders çıkarırız. Kahramanın başına kötü bir şey gelir, işte orada öğrenme başlar.

Kitapların bir başka faydası ise, çok klişe ama ‘hayal dünyasını zenginleştirmektir.’ Dünyadaki çoğu ürün, kitap, şirketler aklınıza ne geliyorsa hepsi bir hayal ürünün sonucudur. Bir yazar 700-800 sayfalık roman yazması hayal ürünüdür. Bir telefon dizayn etmek, resim çizmek, araba yapmak, kıyafetler, kalem aklınıza ne geliyorsa çoğu şey bir hayal ürününün sonucudur. Bunların oluşması için insanlar; fedakarlık, çalışma ve ‘hayal etmişlerdir.’

Hayal etmek.

Bazı insanlara çok basit gelse de hayal kurmak muazzam bir şeydir. Elon Musk’a roket fırlattırmak da, Stephen King’e ‘İt’romanını yazdırmak da, şu ana bu satırları yazmam, senin bunu okuman da yani her şey hayal kurmanın ürünüdür ve bunu geliştirmek için kitap okumalıyız.

Kitap okuduğumuzda özellikle romanlarda hayal kurarız, bu hayallerde olayları, durumları zihnimizde bir yönetmen, oyuncu edasıyla canlandırırız. Yazar bize senaryoyu verir, bunları canlandırmak bize düşer. Bu olguları yapmak insanın hayal gücünü geliştirir ve vizyon sahibi yapar. Potansiyelimizi fark eder, gelişimizi daha artırarak yolumuza devam ederiz.

Kitap okumak göz kaslarımızı geliştirir. Nasıl ki bir sporcu dambılları kaldırarak kaslarınız yırtılıyorsa ve beslenmesiyle, uykusuyla gelişiyorsa, göz kaslarımızda aynı durumla gelişir. Satırlar arasında hareket eder, çoğu zaman fark ederiz gözlerimiz yorulur ve ağrır işte bunun sebebi kasları çok çalıştırmamızdan gelir.

Günün sonunda ne kadar yorulsan da, arkadaşlarından darbe alsan da, sevgilinden ayrılsan da, herkes senden yüz çevirip yaptığın en ufak hatlardan dolayı yargılasa da, hayatın bitip yalnız kaldığında seni bekleyen sadece tek bir dost vardır: Kütüphanendeki kitapların.

One thought on “Parantez İçi Bölüm-7

  • 15 Aralık 2021 tarihinde, saat 16:29
    Permalink

    Çok güzel olmuş. Nokta atışı yapmışsın tebrik ediyorum.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir