Parantez İçi Bölüm-6

Hayatta Seçimler Yapmak

Hayatımızı seçimler belirler. Bu seçimler ne kadar gerçekçi ve rasyonel olursa hayat mücadelemizde o kadar emin adımlarla ilerleriz.

Rotasız gemi karanlık denizlerde kaybolmaya mahkumdur.

Herkesin hayalleri ve hedefleri vardır. Bunları gerçeğe dönüştürmek sanıldığının aksine çok zordur. Tabii ki istisnalar vardır; şans, para… vs. Ama standart koşullara ve normal bir yaşantıya sahipsek bu hayalleri gerçeğe dönüştürmek için elimizdeki bütün fırsatları değerlendirmeliyiz.

Bir zamanlar bende seçimleri ve hayalleri olmayan bir insandım. Okuldan eve, sınavdan öğretmene koşardım. Aklımda belirli görüntüler vardı ama bunlar için hiçbir çaba göstermezdim. Ama hayatta şunu fark ettim, insan belirli bir olgunluğa eriştiğinde, hayatın acı dolu tokmağını kafasının ortasına yediğinde gerçeklerin neler olduğunu fark ediyor. Bende o tokmağı yedikten sonra kendimi geliştirmem ve rasyonel hedefler peşinde koşmam gerektiğini fark ettim.

Öğrencilik dönemimde zamanımın büyük çoğunluğunu boş şeylerle uğraşarak geçirirdim. Kişisel gelişimden uzak, konfor alanı içerisinde günlerimi heba ederdim. Sürekli zevk peşinde koşardım, anım tadını çıkarırdım. Bu ‘anın tadını çıkarma’ cümlesini yanlış anlamayınız. Tabii ki anın tadını çıkararak yaşamamız gerekir, ben bu işin suyunu çıkarıyordum. Yurtta sürüyle boş günlerim olurdu, masanın başına oturup adam akıllı kitap okumaz, İngilizce çalışmaz yani hiçbir şey yapmadan düzensiz bir yaşam sürerdim.

Yıllar geçtikçe şunu fark ettim, bu şekilde hayata devam edersem ‘yaşanmamış bir hayat’ sürecektim. Bu söz çok hoşuma gidiyor.

Büyüklerimiz bize sürekli söyler, “Okuyun memur olun, sigortanızı alın, düzenli geliriniz olsun… vs. vs.” Eğer sizin de çevrenizde sürekli bunları söyleyen birileri varsa, o kişi ‘Yaşanmamış bir hayat’ yaşamıştır. Mesleği ne olursa olsun bir insan size gelipte kendi geleceğiniz hakkında bir yorumda bulunuyorsa, birinci olarak o kişi size değer veriyordur. Sizin hayatta ‘başarısız’ olmamanız için bir büyük olarak tavsiye veriyordur. İkinci olarak kuyruk acısı vardır. Kendisi bu söylediği şeylerin hiçbirine sahip olamadığı için ve sahip olanların hayatlarını mutlu huzurlu ve paralı olarak sandığı için sizin de böyle bir hayat -memur hayatı- sürmenizi istiyordur.

Tavsiye vermek gibi haddime olmasın ama böyle insanların dediklerini kesinlikle, iyice dinleyin. Kulak kabartın ve anlayın, “Aman boş ver, sal beni…” gibi ergence sözler söylemeyin. Kendinizi onlardan üstün görmeyin. Böyle insanların dediklerinin tam tersini yapın. Aslında tam tersi değil, hayallerinizde ne varsa onu yapın. Bu hayata bir daha gelmeyeceksiniz, bir daha genç olamayacaksınız, yani o günlerin değerini bilin ve ona göre hareket edin. İnsanların sizin hayatınızı ve geleceğinizi yönlendirmesine izin vermeyin. Burada şundan bahsetmiyorum, “Git kafana göre hareket et, yaşlıları boş ver, onların kendilerine bile faydası yok…” gibi saçma ve zırva sözler değil. Tabii ki çevrenizde kim varsa onları dinleyin ama kararı dilinizle değil, beyninizin içinde yapın ve bu hedefleri ve hayalleri lütfen kimselere, daha doğrusu tanımadığınız insanlara anlatmayın. Sizin motivasyonunuzu düşürecek ve bu yolculukta tökezleyeceksiniz.

En başta dedim ya,İnsan belirli bir olgunluğa eriştiğinde, hayatın acı dolu tokmağını kafasının ortasına yediğinde gerçeklerin neler olduğunu fark ediyor.” İşte bu ana geldiğinizde bir seçim yapmalısınız. Bu seçimi alırken tabi ki yakınlarınızın fikirlerini ve görüşlerini alın. Zaten karşındaki insan sana saygı ve sevgi besliyorsa objektif bir şekilde bu seçimlerin için yapıcı-yıkıcı eleştiriler yapacaktır. Onun gözünden senin hedeflerine ne anlam ifade ediyor? İşte bu sorunun cevabını öğreneceksin. Başka insanların görüşlerini aldıktan ve kendi kafanın içinde tarafsız bir şekilde bu seçimlerin sana neler katacağına ve kariyerine nasıl yön vereceğini göreceksin.

20 yaşındaki bir insan ortalama 40 yıl sonra hayata gözlerini yumar. İlk 20 yılı da okul okuyarak, gezme-tozma gibi şeylerle geçirdiğini düşünürsek bu 40 yılı ne kadar verimli geçirilmesi gerektiği çok önemli bir konudur. O hayatın tokmağını yedikten sonra bir seçim yaptınız. Objektif, gerçekçi ve rasyonel bir seçim. Bunların sonucunda da şunun bilincinde olmamız gerekiyor, 40 yıllık zaman diliminde ben hangi mesleği yapmalıyım? İşte seçim konusunda bakmamız gereken yer burasıdır.

O 40 yılı nasıl geçireceksin? Hayallerindeki mesleği yaparak mı, yoksa köle olarak mı?

Karanlık bir odadayız. Tek bir ışık kaynağı var. O Işıkta duvardaki bir çerçeveyi aydınlatıyor. Çerçeve de bizim hayatımızı gösteren bir resim var. Resme göre hayatımız 60 yıl olsun. Yani 60 yıllık bir resim var karşımızda. Normal bir insan olarak o resmin sadece ‘şimdi’ yazılan kısmına bakıyoruz, sadece anın yaşanıldığı kısım. Ama biz, o resimde 60 yıla bakarsak yapacağımız seçimlerin ne kadar önemli olduğunun bilincine o kadar hızlı varırız. Bunu yapmak içinse ihtiyacımız olan vizyon sahibi olmak ve doğru seçimler yapabilmek.

One thought on “Parantez İçi Bölüm-6

  • 11 Aralık 2021 tarihinde, saat 16:02
    Permalink

    Yazını beğendim kardeşim eline sağlık.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.