Parantez İçi Bölüm-5

Tüm mucitler önce aynı şeyi keşfettiler ‘Kendilerini’

Erdal DEMİRKIRAN – Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım

(Sayın Erdal Bey bu sözünü Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım isimli kitabında söylüyor. Erdal DEMİRKIRAN’ı tanımıyorsan ve kitaplarını okumadıysan bir an önce okumanı tavsiye ediyorum. Hani kitap okurken gerek fiziksel gerek zihinsel bir yorgunluk çöküyor ve sıkılıyor ya bir süre sonra, ben bu adamın kitaplarını okurken hiçbir şekilde ne yoruldum ne de sıkıldım. Kitlesel dönüşüm ve bu temada romanlar yazıyor kendisi ve her kitabında dünyaya karşı bakış açın genişliyor. En büyük hedefi de 2030 yılında dünyada sonsuz barışı sağlamak. Ne kadar çılgınca değil mi? Bu arada şunu da söylemezsem olmaz, kitap başlıkları insanda bir önyargıya sebep oluyor. Yani ben okumadan önce kitaplarını araştırdığımda bu adam tam bir egoist demiştim ama hiç de öyle olmadığını kitaplarını okudukça anladım. Sen şimdi gidecen ya cehennemin dibine git veya Allaha borç veren adam ve Ben dünyanın en akıllı insanıyım gibi. Başlıkları seni yanıltmasın ve kesinlikle oku Erdal DERMİRKIRAN’ı)

(Şimdi gelelim konumuza. Tüm mucitler önce aynı şeyi keşfettiler ‘Kendilerini’ Bu konuda fazlasıyla haklı. Eğer Jeff BEZOS geçmişte kendini keşfedip yapabileceği potansiyelini fark edemeseydi günümüzde Amazon olmazdı ve Jeff BEZOS şirkette yönetici olarak çalışıyor olurdu. Belki de emekli olmuştu ve dünya tarafından tanınmıyor olurdu. )

(İşte bu yüzden hangi konuda olursa olsun hayatta başarılı olmak için özgüvenli olmalı ve kendimizi keşfetmeliyiz. Eğer yapabileceğimize inanmıyorsak zaten yapamayız. Ve emin ol imkansız diye bir şey yoktur.)

Başkalarını anlamak uğruna kendimizden olduk.

Erdal DEMİRKIRAN – Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım

(Birçok insan görüyorum, giydiği kıyafetten oturduğu eve kadar ve hatta meslek seçiminde bile karar alırken millet ne der diye hareket ediyor. Komşunun çocuğu tıp kazandı diye müzisyen olmak isteyen bir genci zorla mühendisliğe gönderen aileler var bu yeryüzünde. Bu sadece hayatımızı mahvetmez aynı zamanda da bizi hasta eder. Evet gerçek anlamda biyolojik sağlığımız olumsuz etkilenir. Çünkü kendisini değil de başkasını düşünen insanlar bir süre sonra yanlış anlaşılmaktan korktuğu için hakkını arayamaz duruma gelir hatta kendini ezdirir. Bu da bitmek bilmeyen düşünce ve stres döngülerine sebep olur. Stresin ne kadar zararlı olduğunu anlatmama gerek yok sanırım 🙂 )

(O yüzden düşüncelerimizi özgürce belirtmeli, konuşmaktan korkmamalı ve hayatımızı şekillendirirken sadece ve sadece kendimizi dinleyebiliriz. Burada bahsettiğim isyankar bir birey olmak değil. Elbette bizden daha tecrübeli insanlardan öğütler almalı, onların hatalarından ders çıkartmalı ve düşüncelerini değerlendirmeliyiz. Başkalarını tatmin etmek için veya bizim hakkımızda olumsuz yorumlarda bulunmaması için yaşamamalıyız. Sadece bir şansımız var, iyi değerlendirmek lazım 🙂  )

‘ Boş zaman’ diye bir kavram vardır bizde.

  “Boş zamanlarında ne iş yapıyorsun?”

Diğeri de cevap veriyor:

  “Genelde kitap okuyorum.”

İşte bu yüzden de okuduğu kitap boşa gidiyor.Oysa aşan insanlar ‘ kitap okuma saati’ diyorlar buna.

Erdal DEMİRKIRAN – Bir Türk Dünyaya Bedel İki Türk Lak Lak Eder

(Üniversite zamanlarımda yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum. Henüz öğrenci evine çıkmadığım dönem yurtta yatağıma uzanmış kitap okuyordum. Ve diğer odadan bir arkadaş girdi içeri. Ve beni kitap okurken görünce ders çalıştığımı filan zannetti. Ve bana neden kitap okuduğumu sordu. Biraz şaşırsam da sonradan anladım ki arkadaş kitap okumayı zaman kaybı olarak görüyordu. Buna inanabiliyor musun? Bir üniversite öğrencisinin bu şekilde düşünmesi sence de trajikomik değilmi 🙂 )

Bütün insanlar dâhi olarak doğarlar.

Ancak bazıları bunu fark eder ve biz yüzyıllarca tek farkı “fark etmek” olan insanları konuşur dururuz…

Erdal DEMİRKIRAN – Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım

(Kendini fark etmek bu kadar güzel örneklenemezdi herhalde. Bu bana bir yazıda okuduğum deneyi hatırlattı. Bir deney yapılıyor, yıllarca süren bir deney. Bir sınıf öğrencilerine IQ testi yapılıyor ve zekanın hayatta ve başarıda ne kadar etkili olduğu öğrenilmek isteniyor. Deney sonucunda ise şu anlaşılıyor, zeka başarılı olmak ve özgürlüğü kazanmak konusunda tek başına yeterli değil. Hatta bu zeka olmadan da yapılabiliyor. Zeki olarak nitelendirilen öğrencilerin çoğu borç içinde bir hayat yaşıyorlar, suç işliyorlar veya sıradan bir hayat yaşıyorlar. Başarılı olan bir kaç tanesi ise zeki olarak nitelendirilenler değil disiplinli, özgüvenli ve inançlı olanlar. O yüzden daha zeki olsaydım, daha fazla param olsaydı, daha fazla zamanım olsaydı, şu şehirde olsaydım, o okulu kazana bilseydim gibi bahanelerin doğruyu sakladıklarını hatırla. )

(Bir bölüm ve bir gün daha bitti. Zamanını neye harcadığını düşün ve bu günü yeniden yaşasaydın neleri yapar, neleri yapmazdın tespit et. Ve ertesi günü ona göre yaşa. Çünkü bu günü sadece bir kez yaşayacaksın. Sağlıcakla 🙂 )

Enes Polat

Hayatın yerden yere vurduğu gençler arasında kaldım ve o darbelere yenilmek yerine ders çıkartıp yoluma devam etmeyi tercih ediyorum. İnancım beni yükseltecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.