Parantez İçi B/1

Kahramanları taklit etmek yada benzemeye çalışmak gerçek, güçlü bir öğrenme şeklidir……

Bu, yetişkinlik çağımızda genellikle kaybettiğimiz en güçlü öğrenme yollarından biridir. Kahramanlarımızı kaybederiz./ Zengin Baba Yoksul Baba – Robert T. Kıyosakı/

( Boşuna demiyorlar bin bilsende bir bilene danış diye. Bu aslında zamanında benim yaptığım bir şeydi ama farkında değildim. Yani farkında değildim derken kendi kahramanım gibi olmaya çalışmanın beni daha iyi yerlere getirirken motive edeceğini veya çalışmakta tembellik etmeyeceğimi bilmiyordum ama yapıyordum.)

( Bu kısmı okuduğum zaman aklıma geçmişim geldi. Üniversite zamanımda yazılım çalışırken Tony Stark’ın çalışma yaparken dinlediği müziği açar onun gibi havaya girerdim. Yada Elon Musk gibi çalışkan olmaya çalışırdım. Daha da eskiye gidersek Cartoon Network kanalının ilk yıllarını hatırlarsın. Ben 10 diye bir çizgifilm vardı. Oradaki dünya, uzaylılar, gelişmiş teknoloji ve aksiyon dolu maceralar beni o kadar içine çekmişti ki omnitrix yapmaya çalıştığımı, hatta boş kağıda bununla ilgili şemalar çizdiğimi hatırlıyorum 🙂 )

( Belki de yetişkinliğe doğru yürütülürken elimizden alınan en değerli şeyimiz, hayal gücümüz ve inancımız. Ama bunu her ne kadar unutmuş olsak da tekrar kazanmak bizim elimizde. )

( Sana tavsiyem kendine ilham veren o kahramanı bul, illa kahraman olmak zorunda değil bu bir çizgi karakter evreni bir bilim adamı vs. olabilir, onun filmini izle hayatını oku hücrelerini işgal etmesine izin ver. Sonra çalışırken sanki o senin yanındaymış ve beraber çalışıyormuşsunuz gibi yada sen o kahramanmışsın gibi çalış. Kendini o evrende hayal et. Sen Marvel evrenindeki Tony Stark’sın. Kötülükleri durdurmak, zorbalığı yok etmek ve istediğin hayatı yaşamak için çok çalışmalısın. Demir Adam olmak kolay değil ama eğlenceli 🙂 ) 

(Şimdi Tony Stark’ın çalışırken dinlediği müzikleri dinliyorum yada bazen aklıma Elon Musk’ı getiriyorum. Bu bazılarına çocukça gelebilri, bence de öyle ama amaçda bu zaten 🙂 ) 

Gece ayazında kollarında odunlarla bir köşeye oturmuş, tombul göbekli, sobasına bağıran adamın öyküsü geldi aklıma, “ Bana sıcaklık verdiğin zaman sana odun atacağım” diyordu. Yaşadığın dünyanın senin aynan olduğu doğrudur. / Zengin Baba Yoksul Baba – Robert T. Kıyosakı/

( Paylaşmak birçok din ve toplumsal inançta, yani insanın doğasında var. Gülümsemeyi bıraktığın zaman etrafındakiler de bırakır. Modun düşük bile olsa gülümsemeyi dene ve sonrasına inanamayacaksın. İlk başta rol yapsan bile bir zaman sonra etrafındakiler ve kendin gerçekten mutluluğu paylaşıyor olacaksın. Yine aynı kitapta şöyle diyordu “ Birçok zengin arkadaşıma tanıdıkları ya borç istemeye ya da iş istemeye bazen de her ikisi için geliyor. Nasıl zengin olduğunu merak eden yok “ Şu anki konumuzla alakası yok ama bilmeni istedim. Bazı insanlar büyük düşünmekten bi haber. Ve birçok şeyin farkında değiller. )

Nüfusun yüzde doksanı televizyon izler ( Yada bu Türkiyede okey oynamak, tavla atmak, sokaklarda boş boş gezinmek sosyal medyada hiçbir faydası olmayan şeylere saatlerini harcamak….) yalnızca yüzde onu iş kitapları satın almaktadır. ( Ben bu oranın Türkiyede daha düşük olduğuna inanıyorum. Bakalım öyle mi hemen kısa bi araştırma yapıp geliyorum 🙂 / Zengin Baba Yoksul Baba – Robert T. Kıyosakı/

( Böyle bir anket sonucu bulamadım durum daha vahim herhalde 🙂 Ama kısa bir hesap yapmak istiyorum. Ortalama bir gencin zamanını nasıl boşa harcadığını görmeni istiyorum. Bir günde sekiz saat uyku, iki saat sosyal medya, iki saat televizyon ve iki saat boş gezmek okey oynamak gibi diğer zaman katillerini hesap edelim. Ortalama bir insana altı saat uykunun yettiğini biliyoruz. Hesabımıza göre sekiz saat boşuna gidiyor. Çöp! Altmış yaşına kadar yaşadığını düşünürsek bu arkadaşın yirmi senesi sosyal medya televizyon boş işler ve fazladan uykuya gidiyor. Tam yirmi yıl. Sadece televizyona beş yıl ayırmış oluyor. Günde iki saat az gelebilir ama altmış yaşına geldiğini hayal et ve bu hesabı yaptığını düşün. Ömrünün beş senesini televizyona ayırmışsın. O zamanın pişmanlığını düşünsene. Oysa gezmek istediğin ülkeler, yapmak istediğin şeyler hayallerin vardı. Ama ya parasızlıktan ya da zamansızlıktan yakınıyordun. Ne kadar acı verici. O yüzden geç olmadan ne için yaşadığına karar ver ve hayatının yönetimini kendi eline al. )

Roketi Rusya’dan almak istiyordu, kendi bütçesine uygun roketleri ancak burada bulabilirdi. Yanına en yakın arkadaşını vede bir danışmanını alarak yolunu tuttuğu Moskova’da yaptığı görüşmeler kabus gibiydi. Ruslar kendisini ciddiye almıyor, vizyonuna inanmıyor, parayı ödeyebileceğini düşünmüyor, görüşme boyunca votka içip havadan sudan konuşuyorlardı. Fiyat sorulduğunda ise uçuk ücretler çekiyorlardı. Hüsranla biten Moskova seyahati dönüşü uçakta diğer ikili stres atmak için kadeh tokuştururken Musk laptopunda harıl harıl bir şeyler yazıyordu. “ Yine ne yapıyor bu inek “ diye düşündükleri sırada onlara dönerek bir Exel sayfasını gösterdi “ Dostlarım, bence bu roketi kendimiz yapabiliriz.” /Elon MUSK- Ahmet SEYREK-Syf: 21 /

(Birçok insan bir iş yapmaya kalkışır ve en ufak bir engel ile karşılaştığında bunu başarısızlık veya beceriksizlik olarak yorumlar ve o güne kadarki emeğini çöpe atarak başaramadık der ve pes eder. Oysa okullarda öğretilen şey kusursuz olmaya zorlamak olduğu için bu böyle. Yani okulda en ufak bir hata bile kabul edilemez. Sınavlarda düşük aldığın zaman neden yüksek almadığın sorulur ama ne olmak istiyorsun diye sorduklarında astronot cevabını verirsen dalga geçerler. Okul sana itaat etmeyi ve aslında sınırsız olan gücüne sınır çizmeyi öğretir. Birçok insan bu yüzden 8/5 çalışırken Elon MUSK gibi Steve Jobs gibi milyarderlerin ve girişimcilerin nasıl başardığını anlayamaz. Açıkçası bunu merak bile etmez, onlara göre sadece milyarderdir o kişiler ve kendisi asla onlar gibi olamayacaktır. Çünkü ev taksiti bir yandan borca girerek modelini yükselttiği arabasının taksiti bir yandan onu çoktan sıkıştırmıştır bile. )

( Evet dostum şimdilik bu kadar yeter. İlk bölüm için yeterince konuştuk. İlerleyen zamanlarda Parantez İçi programını podcast veya youtube programı olarak da başlatacağım. Veya her ikisi birden. Düşüncelerini merak ediyorum. Eğer benimle paylaşmak istersen buraya tıklayarak direkt bana yazabilirsin. Sağlıcakla kal 🙂 ). 

Enes Polat

Hayatın yerden yere vurduğu gençler arasında kaldım ve o darbelere yenilmek yerine ders çıkartıp yoluma devam etmeyi tercih ediyorum. İnancım beni yükseltecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.